Ara
  • Ceren Cubukcu

En güzel iltifat


39 yıllık hayatımda aldığım en güzel iltifat ne bir sevgiliden, ne arkadaşlarımdan, ne ailemden ne de sevgili eşimden geldi...

Üzerinden neredeyse 17 yıl geçti hala canım sıkıldığında, kendimi kötü hissettiğimde hep aklıma gelir...

Hiç tanımadığım, hayatıma kısacık giren, şu anda nerede olduğuna dair hiçbir fikrim olmayan, adını hatırlamadığım ama bana iyi hissettiren güzel bir insandan gelen samimi bir iltifat...

Henüz 23 yaşındaydım, benim için heyecanlı bir o kadar da zor ve stresli bir dönem...

Evlenmeye karar vermişiz... tarih hızla yaklaşıyor... hazırlıklar konusunda biraz yalnızız.

Düğünü planlarken kimsenin karışmıyor olması işleri kolaylaştırıyor ama bazen de yalnız hissettiyor...

Annem hayatının en zor dönemini geçiriyor, genelde Marmaris’te son dönemini geçiren teyzemin yanında... yine de düğün tarihinin ertelenmemesi konusunda ısrarcı...

Ben elimde check list kendimce sırayla yapılacakları planlıyorum, Levent’in listesinde olanlar ile ilgili bolcana onu darlıyorum... Mekan, menü, müzik, davetiye.... liste uzun. Gelinlik listedeki kalemlerden biri... Önerilen terziden randevu alıyorum... kafamda bir şey yok, yıllardır hayalini kurduğum gelinlik filan da yok... dergi karıştırmışlığım yok...sepet gibi gidiyorum ilk randevuya... annem de gelebiliyor bir şekilde, yine de içerideki diğer en az 6 kişilik gelin- aile konseylerine göre baya zayıf bir ekibiz.

Terzi kadın önümüze dergileri yığıp sen biraz ne tarz bir şeyler olabileceğine bak sonra konuşuruz diyip, hararetle brif veren diğer gelin adayı ve ailesi ile ilgilenmeye karar veriyor... Fark ediyorum biraz da canı sıkılıyor, bu şaşkınla işimiz uzun sürecek diye...

Ben 15 dakika kadar gelin dergileri ile takılıyorum... bir şey şeçiyorum ama kadınının diğer gelinle işinin bitmesini bekliyorum. Neyse geliyor... ben tamamım diyorum... nasıl yani diyor... seçtim bir şey işte, siz de bir bakın, kumaş seçelim dikelim... Kadın seçtiğim modele bakıyor, sade güzel bir şey hoş olur diyor...olabilecek kumaşları getiriyor, birini seçiyorum... işleme ister misin diyor, istemiyorum... Ölçüler alınıyor, bir sonraki prova tarihini set ediyoruz... Ben ofise dönüyorum. Listemin üzerinden gelinliği çiziyorum... ofistekiler dalga geçiyor anlatacak heyecanlı gelinlik detaylarım olmadığı için...

Son provaya kadar sanırım 1-2 prova yapıyoruz, sorunsuz ilerliyor... provalara bazen Elif eşlik ediyor... dalga geçiyoruz maaile provaya gelen gelinlerle... her kafadan bir ses çıkıyor, zavallı kızlar için dünyanın en heyecanlı işi ve diş çektirmek arasında gidip gelen bir deneyim gibi gözüküyor bize.

Son provada yalnızım, terzi kadın özenle beni giydiriyor... o benden daha heyecanlı... sana birşey söyliycem diyor... ya biliyorum diyorum yaka böyle daha iyi oldu... yok diyor onu demiycektim... sana bakıyorum, yanlış anlama... öyle güzel filan değilsin klasik anlamda... sokakta bir sürü güzel kız var, muhtemelen sokakta seni fark etmezdim... gülüyorum çok sağolun, tam da duymak istediğim şey diye... yok yok daha bitirmedim diyor... bir kaç haftadır gelip gidiyorsun, baya kolay bir model seçtin, beni tahmin ettiğim gibi zorlamadın... ben de ne akıllı kız dedim, çat seçti, prenseslik sendromu desen ondan hiç yok... ama ne yalan söyliyim sonucun bu kadar iyi olacağını düşünmedim... dediğim gibi sokakta fark edilecek kadar güzel değilsin ama canın istediğinde parlıyorsun, bir şey seni heyecanlandırdığında parlıyorsun... şimdiye kadar gelinlik diktiğim en zarif ve güzel gelinlerden birisin.

Bu kadar sene sonra hala aldığım en güzel ve samimi iltifat “canın istediğinde parlıyorsun”.

40 yaşıma bir yaş kala canım istediğinde parlama hakkımı saklı tutuyorum, parlamak isteyeceğim güzel sağlıklı günlerim olmasını diliyorum.

166 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Piyango